Son 11 yıldır yaşanan teknolojik gelişmeler ve Blockchain teknolojisini Bitcoin’den bağımsız olarak açıklamak pek de mümkün değil. Dolayısıyla öncelikle Bitcoin’in ne olduğu anlaşılmalı ve sonrasında diğer konulara geçilmeli diye düşünüyorum. 

Nedir Bu Bitcoin?

Her yerde görebileceğini ve bulabileceğiniz tanımıyla Bitcoin, “Merkezi olmayan, herhangi bir kurum ya da kuruluş tarafından kontrol edilmeyen, kişiden kişiye ödeme sistemi”dir. Ancak, “Merkezi olmayan ne demek? Nasıl bir kurum ya da kuruluş tarafından kontrol edilmez? ya da Kişiden kişiye ne anlama geliyor?” gibi sorular asıl açıklanması gereken noktalar.

İnsanlar Bitcoin ile ilk olarak 3 Ocak 2009’da tanıştı. Bitcoin’i insanlara tanıtan ise “Satoshi Nakamoto” takma adlı bir kişi ya da gruptu. Bitcoin’i ortaya çıkaran kişi ya da kişiler isimlerinin özellikle gizli kalmasını istedi. Çünkü Bitcoin’i ileride de kimsenin kontrol etmesini istemiyorlardı. Daha açık bir anlatımla Bitcoin’in sadece kullanan kişiler tarafından yönetilmesini istiyorlardı.

Merkezsiz Ne Demek?

Az önce tanımda da bahsettiğim gibi Bitcoin herhangi bir merkez tarafından kontrol edilmiyor ya da üretilmiyor. Bitcoin’i üreten çok güçlü bilgisayarlar var ve bu üretim aşaması merkez bankaları gibi tek bir kuruluşun elinde değil. Tüm dünyaya yayılmış büyük bir ağ, Bitcoin’in piyasaya sürülmesini sağlıyor. Ancak altını tekrar çizmek istiyorum: Kontrol etmiyor. 

Biz Bitcoin’i piyasaya süren ve Bitcoin ile ilgili gerçekleşen işlemlerin doğruluğunu kontrol eden kişilere madenciler diyoruz. Madenciler doğruladıkları her işlemi Blockchain adı verilen ve “dağıtık bir muhasebe defteri” olarak tanımlanan bir ağa kaydediyor ve artık o işlem değiştirilemez oluyor. İşin asıl güzel tarafı ise yapılan işlemi ağa dahil olan herkes görüntüleyebiliyor ve işlem binlerce bilgisayara kaydedilmiş oluyor. Yani bir saldırgan bir bilgisayardaki işlemi değiştirmeyi başarsa bile tüm ağdaki işlemleri değiştirmesi imkansız derecesinde zor olduğu için günümüzdeki kullanılan geleneksel sistemlerden çok daha güvenli bir sistem olarak karşımıza çıkıyor. 

Dolayısıyla Bitcoin’in tek bir hükümet, merkez bankası ya da multi milyoner tarafından kontrol edilemiyor olması “merkezsiz” olmasını sağlıyor. Bu da ağın temel taşlarından biri olarak karşımıza çıkıyor.

Ancak bunların yanında ben sıklıkla, “Ben arkasında devlet olmayan şeye güvenmem” gibi tepkilerle karşılaşıyorum. Geleneksel düşünce yapısına sahip kişilerde bu tepkiyi çok normal karşılamak gerekiyor. Çünkü bu kişiler, özellikle Y kuşağı öncesi kişiler, devlete gerçek bir bağ ile yetiştirilmişler ve o dönemde devlet demek her şey demekmiş. Ancak benim de içinde bulunduğum Y kuşağı olayı biraz daha farklı değerlendiriyor ve artık devletlerin kurduğu, merkez bankalarının güvence altına aldığı sistemin çökmekte olduğunun farkında… Dolayısıyla yeni bir sisteme ihtiyacımız var ve Bitcoin ile kripto paralar bu boşluğu şimdiden dolduruyor gibi görünüyor.

Bitcoin Ne Değildir?

Bitcoin’in ne olduğunu anlatabilmek için benim sıklıkla kullandığım bir yöntem: Önce Bitcoin’in ne olmadığını anlatmak ve konuyu basitleştirmek.

Ana akım medyada sıklıkla karşılaştığımız gibi “Bitcoin balondur, Bitcoin saadet zinciridir, Bitcoin dolandırıcılıktır, Bitcoin sanal paradır…” gibi birçok söylemin yanlış olduğunu belirtmek isterim. 

Ben öncelikle “sanal” kelimesinin kullanılmasına karşıyım. Çünkü herhangi bir şeye sanal dediğiniz zaman o şeyin gerçek hayatta karşılığı yokmuş gibi anlaşıyor. Ama Bitcoin’in gerçek hayatta karşılığı var. Hatta bankadaki yatırımlarınızdan daha gerçek bir şekilde karşılığı var. Basit bir şekilde özetlemem gerekirse; şu anda dünyanın cebindeki paradan çok daha fazla borcu var ve bu borç yine borçla yani kredi sistemleriyle oluşturuldu. Yani şu anda biri çıksa ve hadi herkes borcunu ödesin dese o dünyanın o kadar parası yok… Ancak tüm Bitcoin kullanıcıları ellerindeki Bitcoin’leri paraya dönüştürmek istese bu rahatlıkla karşılanabilir. Dolayısıyla Bitcoin’i tanımlarken biz “dijital para ya da kripto para” terimlerini tercih ediyoruz.

Photo by David Shares on Unsplash

Bunun yanı sıra Bitcoin’e yatırım yapanlar ve “kolay para” peşinde olanlar karşılaştıkları kayıplar sonrasında Bitcoin’i dolandırıcılık olarak nitelendiriyor. Ancak aynı şey geleneksel varlıklar için de geçerli ve geleneksel varlıklarda da kazançlar olduğu gibi kayıplar da var. Sadece kripto para ve Bitcoin piyasası henüz yeni olduğu için volatilitesi fazla ve kazançlar yüksek olduğu için kayıplar da yüksek olabiliyor. Yani Bitcoin aslında bir “dolandırıcılık girişimi” olmadığı gibi “kolay para kazanma sistemi” de değil. Yatırım yaparken sağlam bir araştırma yapmak, kaybetmekten korkmadığınız bir tutarla yatırıma başlamak ve zaman tanımak göz önüne alınması gereken önemli noktalar.

Yukarıda bahsettiklerimden yola çıkarak Bitcoin’in bir ödeme sistemi olduğunu ve bankalara, hükümetlere ihtiyaç duymadan yalnızca paranızı göndermek istediğiniz kişi ile muhatap olarak işlemlerinizi gerçekleştirebileceğiniz bir sistem olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim. Ayrıca Bitcoin işlemlerinde, yüksek işlem ücretleri ya da üç gün beş gün gibi zaman kayıplarıyla da uğraşmıyorsunuz. Bitcoin, çok düşük ücretlerle, anında para transfer işlemlerinizi gerçekleştirebileceğiniz bir sistem.

Sadece zamandan kazandırıyor olması bile Bitcoin’in finansal sistemde köklü değişikler yapacağının göstergesi…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir